top of page

Aşırı Sağcılık ve Neo-Nazizme Karşı İlk Büyük Miting Hamburg'da Gerçekleşti

Aktualisiert: 8. Feb.

Hamburg'da Beklenenden Fazla Katılım Nedeniyle Anti-Faşist Eylem Erken Sonlandırıldı.


Hamburg'da, 19 Ocak 2024 Cuma günü gerçekleşen, neo-Nazizme ve aşırı sağcılığa karşı bir araya gelen on binlerce insanın katılımıyla gerçekleşen büyük bir gösteri, beklenenden çok daha yüksek katılım nedeniyle güvenlik endişeleri sebebiyle 16:45'te sonlandırıldı.



Polis başlangıçta yaklaşık 30.000 kişi olduğunu söylerken, "Hamburger Abendblatt" gazetesi 50.000 kişi dedi. Gösteriyi düzenleyen "Unternehmer ohne Grenzen" derneğinden Kazım Abacı ise katılımcı sayısının 130.000'e ulaştığını iddia etti.


Bu devasa kalabalık, Hamburg'un içindeki Jungfernstieg bölgesinde toplandı. Sendikalar, kiliseler, sanatçılar, iş dünyası temsilcileri, partiler ve çeşitli derneklerin çağrısıyla "Hamburg Ayağa Kalk – Birlikte Sağcılığa ve Neo-Nazizme Karşı" sloganı altında toplanan kalabalık, gizlice düzenlenen bir sağcı toplantının ortaya çıkmasının ardından düzenlenen bu etkinlikte bir araya geldi.



Hamburg Belediye Başkanı Peter Tschentscher'in yaptığı konuşmada, sağcı AfD partisini sert bir dille eleştirdi. AfD ve sağcı ağlar hakkında, "Biz çoğunluğuz ve birlik içinde olduğumuz için güçlüyüz. Ülkemizi ve demokrasimizi 1945'ten sonra ikinci kez yıktırmayacağız" dedi.


Gösteri, aslında Rathausmarkt'ta yapılacaktı ancak AfD'nin son dakika Fraksiyon toplantısı nedeniyle bu mümkün olmadı. Çünkü, belediye binasının çevresinde 350 metrelik bir yasak bölge oluşturuluyor.


Bu etkinlik, neo-Nazi ve sağcı grupların, milyonlarca insanın ülkeden sınır dışı edilmesini planladıkları Potsdam'daki gizli bir toplantının açığa çıkmasının ardından, hızlı bir tepki olarak düzenlendi. Tschentscher, bu planın popülizmin nasıl hızla anayasaya karşı ve insan haklarını hiçe sayan faaliyetlere dönüşebileceğinin bir göstergesi olduğunu vurguladı.


Bu gösteri, Potsdam'da düzenlenen ve sağcı AfD partisinin de dahil olduğu gizli bir toplantının ortaya çıkması üzerine harekete geçti. Bu toplantıda, milyonlarca insanın Almanya'dan sınır dışı edilmesi gibi radikal fikirlerin ele alındığı medyaya sızdı. Hamburg Belediye Başkanı Tschentscher, bu tür fikirlerin sadece 'remigrasyon' (göçmenlerin geri gönderilmesi) kelimesiyle masumlaştırılmaya çalışıldığını, aslında bunun bir tür 'deportasyon' yani zorla gönderme olduğunu vurguladı. Tschentscher, AfD'nin bu toplantıyı 'özel bir etkinlik' olarak nitelendirmesine de itibar etmediğini, insanların planlı bir şekilde sınır dışı edilmesinin düpedüz bir sağ radikal ve anayasa düşmanı hareket olduğunu ifade etti.


Göstericiler, Hamburg'un merkezindeki Jungfernstieg civarında toplandılar. Etkinliğe katılım o kadar yoğun oldu ki, organizatörler güvenlik endişeleri nedeniyle gösteriyi erken bitirme kararı aldı. "Hamburger Abendblatt" gazetesine göre, gösteri yaklaşık 16.45'te sonlandırıldı. Organizatörler, insanların kalabalık nedeniyle Alster Nehri'ne düşme riski taşıdıklarını da belirttiler.


Bu olay, Almanya'daki sağcı ve neo-Nazi hareketlere karşı toplumun geniş kesimlerinden gelen güçlü bir tepkiyi gösteriyor. Çeşitli toplum kesimlerinin, farklı siyasi görüşlerin ve inanç gruplarının bir araya gelerek demokrasiye ve anayasal düzene sahip çıktıkları bu tür etkinlikler, ülkedeki sağcı akımlara karşı toplumsal direncin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.


Bu tür büyük ölçekli gösteriler, aynı zamanda, Almanya'daki demokratik değerlere olan inancın ve bu değerleri koruma kararlılığının da bir ifadesi olarak görülüyor.


Bu toplumsal hareketlenme, Almanya'nın Nazi geçmişiyle hesaplaşmasının ve demokratik değerlere olan bağlılığının somut bir örneği olarak görülüyor. Gösterinin bu kadar büyük bir katılım alması, ülkedeki sağcı ve aşırı milliyetçi akımlara karşı toplumun uyanık olduğunu ve güçlü bir şekilde karşı durmaya hazır olduğunu gösteriyor. Bu, Almanya'nın demokrasiyi ve özgürlükleri koruma konusundaki kararlılığını açıkça ortaya koyuyor.


Gösterinin iptali, güvenlik endişelerine dayanıyor olsa da, bu kadar büyük bir katılımın olması, organizatörler ve katılımcılar için büyük bir başarı olarak kabul ediliyor. İnsanların bu derecede geniş çapta mobilize olabilmesi, Almanya'da sağcı düşüncelere ve hareketlere karşı geniş bir direnişin varlığını gösteriyor.


Bu olay, aynı zamanda, Almanya'nın çeşitliliğini ve farklı topluluklar arasındaki dayanışmayı da gözler önüne seriyor. Gösteriye katılanlar arasında çeşitli siyasi görüşlerden insanlar, dini topluluklar, sanatçılar, iş dünyasından temsilciler ve sivil toplum örgütleri yer aldı. Bu çeşitlilik, Almanya'nın demokratik yapısının ne kadar sağlam olduğunun bir işareti olarak görülüyor.


Sonuç olarak, Hamburg'daki bu gösteri, Alman toplumunun neo-Nazi ve sağcı akımlara karşı birleşik bir duruş sergileyebileceğini ve demokrasiyi korumak için geniş çaplı bir katılım gösterebileceğini kanıtladı. Bu, Almanya'nın modern tarihinde önemli bir an olarak kaydedilecek ve demokrasiyi savunma konusundaki kararlılığın bir simgesi olarak hatırlanacak.


Tekin Gezgin

Hamburg Gezgini Haber





コメント


bottom of page